21. Ankara Uluslararası Film Festivali 11-21 Mart Arasında Batı Sinemalarında...

02 Aralık 2009 Çarşamba

Hayat Bayram Olsa, Ama Dini Bayram

Bayramla ilgili bir yazı yazmak hiç aklımda yoktu.. Hayat bayram olsa, ama dini bayram... Bir blogda -şimdi adını hatırlamıyorum- bu lakırdıyı görünce fazla dayanamadım, bir bayram yazısı filan yazım dedim. Bayram geçeli baya zaman oldu, hatta unuttuk bile bayramı.. Ramazan bayramında da demiştim, bayram anılarım hep çocukluk ile sınırlı, şimdilerin bayramlarına ait hiç bir şey hatırlamıyorum.. Şimdilerin çocuklarıda tatil, new moon, edward dışında hep bir şey hatırlamıyor, hatırlamıyacaklarda..
Bayram tatil filan olunca sinemalar dolup taşıyor.. Yeni bayram adeti filan oldu sinemaya gitmek.. Hiç kuşkusuz insanlar eksisinden daha fazla gidiyor sinemaya.. Özellikle doksanlı yıllarda sinemaya gitmek sadece lafda kalan bir fiildi. Sinemanın kapsadığı alan belli bir kesime kadar kısıtlanmıştı... Türk film iyice azalmış, sayı ile vizyona giriyordu.. Açık hava sinemaları, mahalle sinemaları üç film birden oyatır olmuştu.. Koltuklar, perdeler, salonlar rahatsız edici hale gelmişti.. Zaten çoğuda bunun sonucunda kapandı gitti. Onların yerlerini alışveriş merkezinin içlerine kurulan modern sinemalar aldı.. Çağın gerisinde kalmak pek iyi olmadı.. Şimdilerde çoğu sinema kendini yeniliyor, iyi de ediyor.. Yine de kapısı sokaklara açılan sinemalar gibisi yok..

İşte o zamanlarda bayram demek pek sinema demek değildi... İnsanlar sinema yerine akraba ziyaretine, lunaparklara filan giderdi.. Belki onlar daha çok insanların aklına yer ediyor.. Şimdilerde ise insanlar bayramları birer sinema aktivitesi olarak görüyor, salonları dolduruyor.. Bunları gören dağıtım şirketleride bunlara göre vizyona film sokuyor.. Çok film geldi bu bayram haftasında.. Ben hemem herkesden bir "Yeni Ay" hikayesi duymaya başladım.. Çoğu da çocukların istekleri ile başlamışlar bu serüvene... Ben ise eskiyi arar bir halde Alfred Hitchock'a sarıldım... Vertigo, North by Northwest çok iyi geldi.. Bir şey populer olunca izleyemiyorum, onları.. Kötü olduklarından değil belki ama içimden gelmiyor...

Sinemalarda "Yeni Ay" olunca.. Kitaplarda "Tutulma" oldu çıktı.. Ama nasıl beklenecek şimdi bir yıl.. Hiç anlamam "kitabını okumadım ama ..." ile başlayan cümleleri... Aslında herşey onu aldırana kadar okumak mi, yok şaka yapıyorsunuz... Biraz başından bakarım ne olacak diye o kadar.. Bunlara inat elimede Morris West'in 1983 yılında Cep kitaplarından çıkmış "Tanrının Soytarıları" aldım... Bir sahafdan edindim kitabı.. Şimdilerde elimde bu sararmış kitabı taşıyorum, bütün tutulanlara inat...

Tabi birde şarkılar var... Bayram denince hep aklıma Sinan Özen gelir... TRT yıllarında .. Millet özel kanallara geçmiştir ama bizim "orada ki uzak köyümüzde" hala TRT egemendir ve bayram eğlencesi olarak da Sinan Özen, Çoşkun Sabah vardır... "Anılar" şimdi gözlerimde canlandılar... 45'lik diye bir şey çıkmış.. Süper, onu dinliyorum, günlerce... New Moon'un soundtrackına inat... Gerçi Thom Yorke şarkı yapmış, soundtracka, acaba kime inat! Ama ben seviyorum İbo'nun balonlarını, Kenan'ın Çillerini...Bayram demek benim için çalışmak demek yıllarca... En son ne zaman bayramda evde olduğu ben bile hatırlamıyorum... Evde olup da ne yaptığımı hiç hatırlamıyorum... Alışmışım bayramlarda çalışmaya... İlk bayramda çalıştım zamanlarda görenler iyi bayramlar filan derdi adetten... Şimdilerde kimsenin aklına bile gelmiyor... Yok diyorum bunun "icaplarını" yerine getirmiyeceğiz o zaman bu bayramlara ne gerek var ki.. Eskiden bayramlık diye bir şey vardı... Şimdilerde ise bayram alış verişi diye bir şey var... Eskiden bayramda farklı olmak güzel şeydi... Şimdi farklı olana farklı bakıyorlar... Bayramlar olmasa belki şu zalim trafik kazalarıda olmaz.. Acaba hangi ülkede "bayram tatilinde" yüzlerce kişi trafikden ölür.. Ya adamlar bize bir şeyleri eksik arabalar satıyorlar ya da bizlerde bir gariplik var, yoksa bu kadar ölümün bir açıklaması olması lazım...

Bir bayramı daha geldi geçti... Bütün herkesin geçen bayramı kutlu olsun... Artık önümüzde ki bayramlara, "tutulmalara" bakacağız... Hayat hep bayram olsa, ama dini bayram.. Onların tatilleri daha uzun oluyor.. Ne öyle diğer bayramlar birer gün filan, öyle bayram mı olur.. Bir günlük... Ben bayrama bayram demem dokuz günlük tatil vermeyince... Resimler buraksenturk.blogspot.com'dan ve Life'dan

Benzer Yazılar



2 Yorum:

Eylül, 04 Aralık 2009 18:49  

geçmişe ait ne kaldı ki?..

yalnızca kostümler kalmış olsa dahi.. o bile kafiydi.. sevgiler..

itiraf: bayramın son günü a clorkwork orangeı bidaa izledim.

Ziverbey 04 Aralık 2009 21:12  

acaba bem mi çok geçmişe takılıp yaşıyorum diye düşünüyordum.. yok yok değilim herhalde... "alex" gibi olacam bu gidişle

İstanbul'un Orta Yeri Sinema* | Hazırlayan Ziverbey| İletişim

  © Blogger template 'Darken' by Ourblogtemplates.com 2008

Back to TOP