Declaration of Dependence
Bazı insanlar ya da topluluklar vardır ya sadece müzik yaparlar. Onu yapmakla kalmazlar sanki yaşarlar.. Onlar için müzik kulağa gelen bir tını değil, dile gelen bir titreşimdir. O titreşim ki yayıldıkça insana farklı tatlar, hisler uyandırır. Belki müzik denen meret sadece bunun için icat edilmiş bir şeydir. O zamanda müziği, "aslı müzik" ya da "yardımcı müzik" diye ayırmak gerekir. Bazen dans etmek içinde, bir şeyi kutlamak için müzik gerekir işte orada müzik bir şeylere yardımcı olmak için çalan müziktir. Bazen ise birisi ile tanışır, tartışır ya da seversiniz işte orada ki hisler, tatlar için de bir müziğe ihtiyaç vardır işte orada çalan şey de "asıl/has müzik"tir.
Bir gün bir radyo istasyonunda rastgeldim bu has müziğe... Kimin söylediği bilmeden edindim şarkıyı ve günlerce dinleme isteği duydum. O şarkı "Know How"'du ve icra edenlerde "Kings of Convenience" adlı Norveç/Bergen'li bir ikiliydi. İşte dedim "has müzik" denen şey budur.. Ruhun gıdası olan o övgüler duyuyan müzik budur. O günden itibaren kulak kesildim bu Norveç'li kafadarlara, onlar beni hiç yanıltmadı.. Müziklerinde ki kuzey sakinliğini, duruluğunu (belki biraz soğukluğunu) hiç terk etmediler.. Onların liste meraksız üçüncü stüdyo albümleri düştü raflara, beş yıl aradan sonra...
İkilinin diğer albümleri gibi üçüncü stüdyo albümü olan "Declaration of Dependence" grubu bilen insanları yanıtmıyor.. Yine mükemel bir yolculuk sunuyor, farklı dünyaların, rüyaların kapıları açıyor.. Bütün Kings of Convennience albümleri "yatmadan önce bir ölçek"lik bir kullanımı mevcutur.. Onların müzikleri fazla kimse ile paylaşarak dinlemek biraz dikkat dağılmasına yol açıyor ve o müziğe yeterince kanalize olmamanızı sağlıyor... Bu durum onları fazla sakin bulma gibi bir sonuca varıyor... Bu yüzden Bergen'li ikiliyi talimata uygun dinlemek, gereken sonuç için şart...
Albüm, "24-25" adlı bir denklem ile başlıyor. Bu süper şeyi sırası ile "Mrs. Cold", "Me in You" ve "Boat Behind" ile devam ediyor... Bunlar o kadar başarılı işler ki, insanı bambaşka ruh hallerine sürüklüyor... Özellikle ilk single çalışması olan ve deli bir klibe sahip olan "yol şarkısı" Boat Behind dinlememek insanlık için büyük bir kayıp... Me in You'da beyin hücresine hemem zerk edip akılda kalmayı başarıyor.. Bunların dışında hüzün pompalayan "Riot on an Empty Street"de dikkat etmek gerek.. (bu ikinci albümünde adıdır, saki saygı duruşu gibi bu şarkı)... Bundan sonra albüm biraz (özellike dört şarkıdan sonra) yavaşlıyor ama aradan güzel tınılı "Freedom and its Owner" kendini hissettirmeyi başarıyor...
King of Convenience gibi kaç insan türü kaldı ki müzik yapan.. Şanslıyız herhalde böyle bir grubu müzik raflarında bulabiliyor ve dinliyebiliyor olmakdan.. Bunlar müzik adına görmek istediğimiz güzel şeyler... Umarım bu fırsatı iyi kullanır ve başka güzel şeyleride görürüz raflarda.. Böylece müzik denen hayatı şeye raflarda sahip oluruz, kablolarda değil... Acaba onlarda olmasa ne dinleyeceğiz şu üç günlük dünyada... Kısaca vakit varken kendinize bir Declaration of Dependence edinin ve bu tınıyı kulağınızdan eksik etmeyin...


0 Yorum:
Yorum Gönder